Batman Belediyesi

Şirinevler Mahallesi Atatürk Bulvarı No: 2 72000 Merkez / BATMAN Merkez / Batman
Ücretsiz
Bugün 1 , Ağustos ayında 12 ve toplamda 104 ayrı kişi ziyaret etti.

Tanıtım Videosu

Tüm Yorumlar

Batman Belediyesi

Şirinevler Mahallesi Atatürk Bulvarı No: 2 72000 Merkez / BATMAN

Dicle'nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişi koruyan Batman tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır. "Batman ilinde bulunan tarihi yapılar ve bu yapıtların ait olduğu medeniyetlerin tarihi Neolotik Çağ öncesine dayanmaktadır. M.Ö. 7000-6300 yıllarına ilişkin elde edilen buluntular doğrultusunda, Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olarak Konya’nın Güneydoğusundaki Çatalhöyük kabul edilmekte idi. Bölgede 1963 yılından beri Prof. Dr. Halet Çambel ile Prof. Dr. Robert J. Braid Wood yönetiminde İstanbul Üniversitesi Prehistorya Kürsüsü ile Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü tarafından ortaklaşa yürütülen “Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları Karma Projesi” çalışmaların yanı sıra Batman Çayı’nın batısında bulunan Demirköy Höyüğünde, Amerika Deleware Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Michael Meir Rosenberg ile Diyarbakır Müzesi Müdürlüğü işbirliği sonucu 1990 yılından beri sürdürülmekte olan kazılarda bölge tarihini aydınlatıcı çeşitli buluntular elde edilmiş, buranın çok eski ve önemli bir yerleşim alanı olduğu saptanmıştır. Aynı ekip ilimiz Kozluk ilçesi Kaletepe köyü sınırları içerisinde kalan ve Batman Çayı kenarında bulunan Hallan Çemi Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında elde edilen buluntular (M.Ö. 10.600-10.000) yıllarına ait kadın süs eşyaları, taştan yapılmış hayvan figürlü heykel ve taş silahların incelenmesi sonucunda bu yörenin yaklaşık 12.000 yıl öncesi bir yerleşim alanı olduğu ortaya çıkmıştır. Neolotik Çağda Hallan Çemi Tepesi ile Çayönü yerleşmeleri arasında yer alan bölgenin kronolojik boşluğu dolduran bir öneme sahip olduğu kabul edilmektedir. Anadolu’nun en eski yerleşim yeri olarak Çatalhöyük kabul edilse de Çayönü ve Hallan Çemi Höyüğü’ndeki buluntular ile eski yerleşim biriminin Batman-Kozluk sınırları kapsamında yer aldığı teyit edilmiştir. Batman ilinin yer aldığı bölge çok gelişmiş bir kültürün varlığını ortaya koyması açısından önem taşımaktadır."[1] "M.Ö. 3 bin yıllarında , bugün Mezopotamya denilen Dicle-Fırat nehirleri arasında yer alan bölgeye “Subaru” denildiği, Sümer ve Akad’lardan kalma belgelerden anlaşılmaktadır. Yukarı Dicle bölgesinin ilk uygar halkı Subaru’lardan sayılan Hurri’lerdir. Hurri, Babil dilinde mağara demektir. Hurri’ler kendi aralarında Hurri ve Mitani olmak üzere iki ayrı konfederasyona ayrılır. Zamanla Mitani Krallığı güçlenmiş, Hurri Krallığı ise zayıflayarak tarihten silinmiştir. Mitani’lerden sonra bölgeye Asurlular ve Urartular egemen olmuşlardır. Asur lideri 3. Tiglattpileser, M.Ö. 736’da doğuya yönelerek Sasun (Sason) mıntıkasındaki Ulluba ülkesini hükmü altına aldı. Urartu’lardan sonra bölge sırasıyla; İskitler’in, Medler’in, Persler’in, Selevoslar’ın, Partlar’ın, Romalılar’ın, Bizans’ın egemenliği altında kalmıştır. (M.Ö. 653-M.S. 639 ) İran ve Bizans’ın uzun süren egemenlik kurma savaşlarına tanıklık eden bölge, Hz. Ömer’in Kuzey Mezopotamya’yı fethiyle İslam ordusu egemenliğine girmiştir. Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde de İslam ordusu egemenliğinde bulunan bölge daha sonra sırasıyla Emeviler’in (551-750), Abbasiler’in (750-869), Hamdaniler’in ve 984 yılında Mervaniler’in yönetimi altında bulundu. 1085 yılına kadar Mervaniler’in hüküm sürdüğü bölge, 1071 yılında Malazgirt’i ele geçiren Selçuklular tarafından, 1085 yılında Amid kuşatma altına alınarak, Silvan zapt edildi. 1183 yılına kadar Selçuklular’ın yönetiminde bulunan bölge aynı tarihte Selahattin Eyyubi’nin seferleriyle yönetim Eyyubiler’e bağlı Hasankeyf Emiri Artuklu Nurettin Mehmet’e verilir. Bu tarihten itibaren başlayan Artuklu oğulları dönemi Anadolu Selçuklular’ın 1240 yılında bölgeye egemen oluşuyla son bulur. 62 yıllık Selçuklu Hanedanlığı’nın ardından 1304 yılında başlayan ve 92 yıl süren Mardin Artukluları dönemi ise, Timur’un bölgeye hakim olması ve Diyarbakır yöresini Akkoyunlu Kara Yölük Osman Bey’e bırakmasıyla sona erer."[2] "Batman'ın tarihi hakkında en eski bilgiler halk hikayeleri, mitler ve Heredot tarihinde verilmektedir. Ortak verilere göre Med Kralı Abtyagestin torunu Kyros karşıtı Erpagazso M.Ö. 550 yılında yenilince Med asilzadeleri arasındaki utancından dolayı Med'lerin yaşadığı Media Bölgesi'nin kuzey batı ucundaki topraklarına çekilmek zorunda kalmış. Başka bir görüşe göre de Kyros Pers egemenliği altında kalmamak için bu bölgeye yerleşmiştir. Karaçalı, sazlık ve bataklıktan oluşan bu bölgenin ortasında yapay bir adacık oluşturup, adına han obası anlamında olan "ELEKHAN" denilmiştir(M.Ö.546). ELEKHAN 194 yıl bağımsız ve mutlu bir dönem geçirerek 352 yılında Büyük İskender'in istilasına uğramıştır. Daha sonra Lesepkoslar, Partlar, Romalılar, Sasaniler ve Bizans'ın hakimiyetine girmiştir. Artuklular, Moğollar, İlhanlılar, Celaliler, Karakoyunlu(Pezrese), Akkoyunlular ve1500 yılında Safeviler'in eline geçmiştir. 1515 yılında, 4. Murat'ın Bağdat Seferi sırasında kendisine büyük yararlıklar gösteren Turhan Oğlu Mahmut Paşa'ya ELEKHAN’ı içine alan Batman Suyu arasında kalan bölgenin tamamını vermiştir. Bu gelişmeden sonra ELEKHAN telaffuz değişikliğine uğrayarak halk dilinde "ELAH" zamanla "ILUH" ismini almıştır. İluh köy birimi olarak kayıtlara geçmiştir ve Siirt vilayeti, Elmedin kazasına bağlı olarak benliğini sürdürmüştür. Elmedin’e yerleşim birimi 1926-27 yılı ilkbaharında bugünkü Batman Çayı'nın taşması nedeniyle haritadan silinmiş ve İluh köyü Beşiri(Kobin) ilçesine bağlanmıştır. Batman isminin nereden geldiği hakkında görüşler olmayıp, bir görüşe göre Batman Çayı'nın adı 1950'li yılların başında İluh köyüne verilmiştir. Yaygın olan görüşe göre de İluh köyünün aşağı kısmında ilk deneme kulesi kurulduğunda TPAO(Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı)'nun tesislerinin bulunduğu bölgeye bakmaktan gelen Batman adı verilmiştir. 1937 yılında bucak haline getirilen İluh 1940'lı yılların sonları ile 1950'li yılların başlarında bölgede var olan petrol filizlerinin değerlendirilmesi sonucunda İluh bucağında her alanda büyük gelişmeler sağlanmıştır. Bu gelişmeler üzerine 2 Eylül 1957 tarihinde ilçe teşkilatı olarak kabul edilmiştir.1955 genel nüfus sayımında İluh nüfusunun 4713 olarak kaydedilmesiyle 2 Kasım 1955 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1990 yılına kadar çok hızlı bir gelişme yaşayan Batman, 16 Mayıs 1990 tarih ve 3647 sayılı kanunla Türkiye'nin 72. ili olma ünvanına kavuşmuştur."[3] 2- BATMAN İLİNİN COĞRAFİ KONUMU VE ÖZELLİKLERİ "Batman ili 41 derece 10 dakika ve 41 derece 40 dakika doğu boylamları ile 38 derece 40 dakika ve 37 derece 50 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır.Batman ili Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Dicle Bölümü'nde deniz seviyesinden 550 metre yükseklikte yer almaktadır. Komşuları olarak güneydoğusunda; Bitlis, Siirt; kuzeyinde; Muş; batısında; Diyarbakır ve güneyinde Mardin illeri ile çevrilidir. Düz bir arazi üzerinde kurulan Batman ilinde karasal iklim hakimdir. Bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise nispeten ılık ve yağışlı geçer. Kuzey ve kuzeydoğusu dağlık ve sarp olup; güney, dağlık ve engebelidir. Batman il merkezi verimli ovalara sahip Batman Çayı havzasında kurulmuştur.İlin doğusunda petrol üretimi yapılan 1288 metre yüksekliğe sahip Raman Dağları yer alır. Bu dağların bir diğer özelliği de Türkiye'de petrolün ilk bulunduğu dağlar olmasıdır."[4] 3- BATMAN'IN TARİHİ VE MİMARİ ESERLERİ 3.1- Cami-Medrese ve Türbeler "İlimiz sınırları içinde en önemli eserlerin Hasankeyf ilçemizde; Hasankeyf Kalesi Saray kalıntıları, Ulu Camii, Meclis Binası, Er'rızk Camii, Sultan Süleyman Camii, Koçlar Camii ve Külliyeleri, Kızlar Camii, İmam Abdullah Zaviyesi, Zeynel Bey Kümbeti, tarihi hamam ve hamam köprüsü yer almaktadır. Ulu Camii:XIV. Yüzyıl başlarında yapılan camii(T) planlı şemasına sahiptir. İmam Abdullah Zaviyesi; Dicle Nehri'nin kuzey kıyısında kentin kuzeyindeki tepe üzerinde yer alan yapılar grubunun yapım tarihi belli değildir. Günümüze ulaşan kalıntılardan İmam Abdullah'ın Türbesi çevresinde geliştirildiği anlaşılmaktadır. Yapılan dikdörtgen bir avlunun çevresinde dizilmiştir. Kuzeyde tromplu kubbeyle örtülü türbe kuzeydoğuda ise kare planı kule yer almaktadır. A. Gabriyel'in çektiği fotoğraflardan türbe ile kula arasındaki tonozlu kapı girişinin kanatlarının ahşap oyma olduğu anlaşılmaktadır. Ahşap kapıdaki ince işçilik XV. yüzyıl özelikleri göstermektedir. Güneydeki uzun dikdörtgen mekanın mescid olabileceği düşünülmektedir. Zeynel Bey Kümbeti :Kentin kuzeybatısındadır. Girişin üzerindeki çini yazıtta Otluklubeli Savaşında(1473) ölen Zeynel Bey'e yapıldığı, mimarınin Abdurrahman Oğlu Pir Hasan olduğu yazılıdır. Altta mumyalık üstte ana mekanda oluşan kümbetin en önemli özelliği yörede yapılarda taş kullanılmasına karşın bu yapıda kesme taş üstüne tuğla kaplama yapılmış olmasıdır. Geometrik motifli sırlı tuğlalar tüm gövdeyi ve kubbeyi kaplamaktadır. Mimari bilinen sayılı yapılardan birisi olması ayrıca önemlidir. Hasankeyf Sarayı: Hemen hemen yıkılmış kalan bölümlerde toprakla örtülmüştür. Hiçbir yazıtta rastlanmadığı gibi yazılı kaynaklarda da çok az bilgi vardır. Ancak kimi yapım özelliklerine bakılarak XII. yüzyıl Artuklu dönemine tarihlenmektedir. İbrahim Bey Camisi: 1705 yılında Garzan Aşireti'nden İbrahim Bey'in onardığı caminin yapımı tarihi ve kimin yaptığı bilinmektedir. Minaresi geometrik motifler ve yazı kuşakları ile bezelidir."[5] Ayrıca Kozluk ilçesinde Hızır Bey ve İbrahim Bey Camileri tarihsel önem taşımaktadır. Hızır Bey Camisi en büyük ilçe camisidir. 1512'de Sason E. Bekir Roski'nin oğlu Hızır Bey yaptırmıştır. 3.2- Köprüler Hasankeyf Köprüsü: "Dicle üzerinde yer alan yapının yazıtı yoktur. Yapım özelliklerinden XII. yüzyıl Artuklu dönemine tarihlenmektedir. Kesme ve molaz taşla çok az tuğla ve ahşap kullanılarak yapılan köprüden günümüze kadar gelen kalıntıların Dicle Nehri'nin sol yakasında küçük bir kemer ortada iki ile sağ yakadaki ayaktadır. Ne zaman yapıldığı bilinmeyen köprünün ortada 40 metre açıklıklı ana gözü, yanlarda 22 metre açıklıklı iki yan gözü vardır. Ayrıca bu köprü dünyanın bilinen ilk açılıp kapanabilen köprüsü olma özelliğini taşıdığı rivayet edilir. Malabadi Köprüsü: Batman-Diyarbakır sınırında Batman Çayı üzerinde yer alan köprü 1147 yılında Timurtaş tarafından yaptırılmıştır. Her biri farklı uzunluklarda kırık hatlar halinde üç bölümden oluşan köprünün orta bölümü kayalıklar üzerinde oturtulmuş bir kütle halindedir. Türkülere esin kaynağı olan Malabadi Köprüsü son derece zarif ve uyumlu geometrisiyle görkemli bir Artuklu eseridir. Bu ünlü köprü dünyadaki taş kemerli köprüler içinde kemeri en geniş köprü olma özelliğine sahiptir. Köprünün her iki yanında kervan ve yolcular için barınaklar yapılmıştır."[6] 3.3- Kaleler: "Batman’da Bizans dönemine tarihlenen ve oldukça sarp tepelerde yer alan birçok kale kalıntısı vardır. Bunlar Kozluk ilçesinde Hazo Kalesi, Kozluk'un Büyük Konak köyünde Kandil Kalesi, Bekirhan -Yanıkkaya Rabat Kalesi, Sason'un Tekevler doğrultusunda Pertükan Kalesi, Kaleyolu köyünde Bozkıran Kalesi, Sason'un kuzeybatısında Meydan Dağı üzerindeki Beksi Kalesi'dir. İl sınırları içinde kalan en önemli kale ise Hasankeyf Kalesi'dir. 1101-1231 yılları arasında Artukoğulları'nın başkenti olan Hasankeyf (hısnıkeyfa); taşlı kale kalıntıları ve mağara evleriyle yörenin en ilginç eski yerleşimlerinden biridir. Dicle Nehri'nin Güney Sahilleri'nde yer alan Hasankeyf yerleşiminin tamamı yaklaşık 10 yıl sonra Dicle Nehri üzerinde kurulacak Ilısu baraj gölü altında kalacaktır. Hasankeyf 'te tarihi yapıların bazıları çok yıkık olsalar da günümüze kadar gelmişlerdir. Hasankeyf Kalesi Dicle Nehri'nin güneyinde 100 metre yüksekliğindeki tepede yer almaktadır. Kaynaklar kale içinde birçok yapı bulunduğu bilinmektedir. Ancak yalnızca Ulu Camii günümüze kadar gelmiştir."[7] 3.4- Manastır ve Kiliseler: "İlde birçok terk edilmiş ve yıkıntı durumunda bulunan kilise ve manastırların tarihi de bilinmemektedir. Bunların başlıcaları; Sason'da Mereto Dağı'ndaki manastırdır. Meşeli köyüne bağlı Turanlı(Herrut) mezrası ve Gürgenli köyündeki kiliselerdir."[8] Gercüş’te Mer -Yakup Manastırı da oldukça önemli bir geçmişe sahiptir.

0 firma favorilere ekledi
Puan 0 / 5 - 0 yorum

Çalışma Saatleri

Hafta İçi08:00 - 18:00
Cumartesi08:00 - 14:00
PazarKapalı

Etiketler

Yorum Yaz

Oyunuz *

Zorunlu alanlar *